Ordu'da içme suyu alarmı verildi.

Ordu'da 3 günden bu yana devam eden sağanak yağmur ardından özel bir firmaya ait maden ocağındaki havuzda meydana gelen çökme sonucu kentin içme suyunun sağlandığı Melet Irmağı'nda kirlenmeye yol açtı. Belediye Başkanı DSP'li Seyit Torun "Irmaktan su alımını kestik. Havuzlarda sadece bir günlük içme suyumuz var. Tahlil sonuçlarını bekliyoruz" dedi.

Kabadüz İlçesi'ne bağlı Akgüney Köyü'nde bulunan bir madencilik firmasına ait bakır-kurşun-çinko flotasyon merkezi ve maden ocağından çıkan atıkların depolandığı havuzlar, önceki gün sabah aşırı sağanak yağış sonucu çöktü. Çökme sonucu, depolanan tonlarca kimyasal atık şehir içme suyunun sağlandığı Melet Irmağı'na boşaldı. Olayın duyulması üzerine Ordu Valisi Orhan Düzgün hemen harekete geçerek valilik bünyesinde oluşturulan Çevre Suçları İnceleme ve Araştırma ekibini görevlendirdi.

Vali Düzgün yaptığı açıklamada şöyle dedi:

"Geçen 7 Ağustos tarihinde de firma yine çevre kirliliğine sebep olduğundan firmaya 77 bin 656 TL'lik idari para cezası kesildi. Dün sabah meydana gelen aşırı yağış nedeniyle havuzunun üst seviyesine kadar dolan yağmur suyu, ikinci emniyet havuzunun üst kısmında seddin yıkılmasına neden oldu. Bu nedenle daha önceki işletme sürecinde depolanan atık maddenin bir kısmı Melet Irmağı'na karıştı. Olayın duyulmasının hemen ardından Ordu Beyediyesi'nce Melet Irmağı'ndan şebekeye içme suyu alımı derhal durduruldu. Ayrıca alınan su numunesi gerekli analiz işlemleri için Samsun Bölge Hıfzısıhha Müdürlüğü'ne gönderildi."

Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun bugün yaptığı basın toplantısında içme suyu alarmı verdiklerini ve bir günlük içme suyu kaldığını belirterek, şunları söyledi:

"Şehrin yüzde 60'ının içme suyu Melet Irmağı'ndan karşılanıyor. Melet Irmağı'nda ve havzasında oluşabilecek kirlilikler kentin su temini açısından çok ciddi sıkıntılar yaratacaktır. Her saat başı su analizleri yapılıyor. Olayı haber alır almaz devreye girdik. Normal sınırları 3 miligram olan kurşun miktarı 338 miligram değerlerine ulaştığını tespit ettik. Bu yüzden Melet Irmağı'ndan su alımını durdurduk. Şu an itibari ile bir günlük suyumuz var. Derin kuyulardan su alıyoruz. Vatandaşlarımızdan suyu idareli kullanmalarını istiyoruz."

Damacana Sulara Dikkat Edin

Sağlık Bakanlığı, damacana ve diğer ambalajlı suların temiz ve güvenli kullanımıyla ilgili, ''Öncelikle satışa sunulan suyun Sağlık Bakanlığından izinli olup olmadığına, etiketinde Bakanlığın izin tarih ve sayısının bulunup bulunmadığına bakılması gerektiğini'' bildirdi.

Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ambalajlı ve damacana su üreten işletmelerdeki laboratuvarlarda, üretilen suların günlük analizlerinin yapıldığı belirtildi.

Bu işletmelerin, izleme programları haricinde ayrıca 3 ayda bir il sağlık müdürlüklerince, yılda en az bir defa da Bakanlıkça denetlendikleri kaydedildi. Yıllık üretilen su miktarına göre kontrol ve denetleme izlemelerinin yapıldığı, il sağlık müdürlüklerince belirlenen takvim doğrultusunda numuneler alınarak, Bakanlıkça yetkilendirilmiş laboratuvarlarda mikrobiyolojik, fiziksel ve kimyasal analizler yapıldığı da ifade edildi.

Açıklamada, ''2007 yılında Türkiye genelindeki tüm su işletmeleri Bakanlığımızca denetlenmiş olup, 2008 yılında hazırlanan program çerçevesinde denetimler devam etmektedir'' denildi.

-ANKARA'DAKİ İŞLETMELER-

Ankara'da 13 ruhsatlı kaynak suyu işletmesi ve 2 mineralli su işletmesi bulunduğu, her yıl başında işletmelerin üretim miktarına göre numune takvimi oluşturulup suların kalitesinin analizinin yapıldığı belirtilerek, ''2008 yılında bu işletmelerde yapılan denetimlerde alınan numunelerin analiz sonuçlarına göre, herhangi bir fiziksel, mikrobiyolojik ve kimyasal sorun bulunmamaktadır'' ifadesine yer verildi.

Rutin denetim ve gözetimler yanında halkın şikayetleri doğrultusunda müdahalelerde bulunulduğu ve olumsuzluğun niteliğine göre çeşitli işlemler yapılabildiği kaydedilerek, şöyle denildi:

''Son günlerde basında yer alan 'Ankara'da su mikrop saçıyor' şeklindeki haberler eksik ve kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir. Kaynak gösterilen araştırma incelendiğinde, araştırmada kullanılan damacanalar evde açılmış ve üzerinde su pompası olan damacanalardır. Yine araştırma sonucunda, kullanıcıların yüzde 50'sinin pompalarını hiç değiştirmedikleri, yüzde 15'inin ise hiç temizlemedikleri özellikle belirtilmiştir. Biraz dikkat edildiğinde, araştırmanın amacının evlerimizde kullandığımız damacanalara monte edilen su pompalarının temizliğinin ne kadar önemli olduğu ile pompaları temizleme ve değiştirme alışkanlığımızın ortaya konması olduğu anlaşılacaktır. Bu araştırma, evimize temiz aldığımız suyumuzu yeterli özeni göstermediğimiz takdirde kendi elimizle kirletebileceğimizi göstermiştir.''

Bakanlık, damacana ve diğer ambalajlı suların kullanımında şunlara dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi:

''-Öncelikle satışa sunulan suyun Sağlık Bakanlığından izinli olup olmadığına, etiketinde Bakanlığın izin tarih ve sayısının bulunup bulunmadığına bakılmalıdır.

-Suların etiketinde suyun adı, cinsi, üretim yerinin adresi, Bakanlıkça verilen izin tarih ve sayısı ile uygun gördüğü uyarılar, suya uygulanan işlemler ve suyun sahip olduğu parametreler yer almaktadır.

-İmal ve son kullanma tarihi ile parti ve seri numarası etiket üzerine yazılabileceği gibi, kap veya kapak üzerine görünür bir şekilde yazılıdır.

-Geri dönüşümlü polikarbonat damacanalarda suyun adı ve/veya şirket ismi ve/veya tescilli amblemi veya logosu kabartma şeklinde kap üzerine yazılıdır. Kap üzerindeki kabartma ile etiket bilgileri farklıysa, bu kaçak olarak ve Sağlık Bakanlığının denetimine tabi olmayan bir tesiste doldurulmuş olması muhtemel, güvenli olmayan ve sağlıksız bir sudur.

-Kullanılan pompalar mümkünse her damacana değişiminde temizlenmeli, haftada bir de kendi hazırlayacağımız bir litre suya 5 damla saf çamaşır suyu karıştırılarak hazırlanan karışımla temizlenmelidir.

-Pompalar 50 damacanada veya en geç yılda bir değiştirilmelidir.

-Ambalajı açan ilk kişinin siz olduğunuza emin olmalısınız. Pastane ve lokanta gibi yerlerde, gelen suların ambalajlarının açık olmadığına da dikkat edilmelidir.

-Herhangi bir olumsuzlukla karşılaşıldığında il sağlık müdürlüklerine veya 184 SABİM hattına başvurulmalıdır.''


KAYNAK: HABERALEMİ

Damacana sularındaki tehlikeler

Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Peker, damacana suları basan pompaların hepatit virüsleri, verem, ishal, tifo, dizanteri gibi enfeksiyon hastalıklarına neden olan bakterileri barındırdığını söyledi.
Prof. Dr. Peker, Türkiye'de hazır ve işlenmiş su tüketiminin her geçen gün arttığını belirtti.

Bu artış sürecinde gerek bilinçsiz kullanım gerekse sorumluluk sahibi olmayan üreticiler nedeniyle sağlıkta riskler ortaya çıktığını ifade eden Peker, ''Damacana sularının kullanımında temelde 3 risk mevcuttur. Bunlar damacana pompalarından kaynaklanan bakteri kirliliği, damacana ham maddesinden kaynaklanan kimyasal kirlilik ve üretim sırasında oluşabilecek kirliliklerdir'' dedi.

Peker, pompa kaynaklı kirliliklerin genellikle bilinçsiz tüketimden kaynaklandığına dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

''Damacanalardaki suyu dışarıdan aldığı hava yardımıyla basan pompalar, nemli ve havaya açık bir ortam oluşturdukları için her zaman bakteriyolojik kirliliğe açıktır. Bundan dolayı damacana pompaları haftada bir kez klorlu suyla temizlenerek dezenfekte edilmeli ve pompalarda oluşabilecek bakteriler engellenmelidir. Çünkü pompalarda oluşabilecek bakteri biyofilmleri (kaygan tabaka), hepatit virüsleri, verem, ishal, tifo, dizanteri gibi enfeksiyon hastalıklarına neden olan bakterileri barındırmaktadır. Pompalar temizlenebilir özellikte değilse mutlaka yılda bir kez değiştirilmelidir.''

FOSGEN TEHLİKESİ

İkinci bir risk faktörünün ise damacanaların ham maddesinden kaynaklanan kimyasal kirlilik olduğunu belirten Prof. Dr. Peker, damacana ham maddesi olarak kullanılan kimyasallardan ''fosgen'' adında oldukça zehirli ve savaşlarda kullanılan kimyasal bir gazın ortaya çıktığını söyledi.

Peker, bu zehirli kimyasalın yüzeyi yıpranmış ve uzun süre içinde su bekletilen damacanalardan sulara karışabileceğine dikkati çekerek, yıpranmamış ve aşınmamış damacanaların satın alınması, bunların yaklaşık 50 kullanımdan sonra imha edilmesi gerektiğini bildirdi.

Üçüncü risk faktörünün ise üreticilerin sağlıksız koşullarda su üretmesinden kaynaklandığını belirten Prof. Dr. İbrahim Peker, şöyle konuştu:

''Piyasada satılan damacana sularının bazıları işlenmiş sulardan, bazıları ise doğal memba sularından oluşmaktadır. Memba sularının damacanalara doldurulma sırasında oluşabilecek hijyenik olmayan koşullar bakteriyolojik kirliliğe sebep olacaktır. Ayrıca, suların hangi şartlarda işlendiği ve ne gibi koşullarda depolanıp son kullanıcıya iletildiği de tartışmalı bir durumdur.''

Peker, damacana suyu alırken ve kullanırken dikkat edilmesi gerekenler konusunda da şu bilgileri verdi:
''Damacana suları alınırken bu suları satan firmaların Sağlık Bakanlığı tarafından izinli olup olmadığına, damacanalar üzerinde emniyet bantları bulunup bulunmadığına, suyun cinsi, üretim adresi, dolum ve son kullanma tarihi, uygulanan işlemlerin ve sahip olduğu parametrelerin yazılı olduğu etiketlerin olup olmadığına, bu etiketlerdeki parametrelerin içme suyu standartlarına uyup uymadığına mutlak suretle göz atılmalıdır. Ayrıca damacanalarda kullanılan pompaların temizlenmesine, damacanaların kuru, güneş ışığı almayan ve temiz yerlerde saklanmasına dikkat edilmelidir. Aksi halde zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına sebep olur. Sulara etki edecek kokulu maddeler damacana yakınında bulunmamalı, en önemlisi kullanılabilecek kadar su almaya ve bir haftada tüketilebilecek miktarlardaki ambalajlarda hazır suları tercih etmeye özen gösterilmelidir. Su şişesinin kapağı açıldığında bir gün içerisinde, damacanalar ise kapakları açıldığında en kısa sürede tüketilmelidir.''

''KAPALI ARAÇLARDA TÜKETİCİYE ULAŞMALI''

Ege Bölgesi Polikarbon Su Satıcıları Derneği Başkanı Tevfik Fikret Özkök ise damacana sularının LPG tüpleriyle yan yana taşınmadığı ve sıcağa maruz bırakılmadığı sürece risk taşımadığını savundu.

Özkök, ''Kapalı araçlarla tüketiciye ulaştırılan, güneşe ve sıcağa maruz bırakılmayan damacana suları sağlıklıdır. LPG tüpü servisi yapan araçlarda, damacana sularının tüplerle birlikte tüketiciye ulaştırılmasının sakıncalarını 11 yıldır dile getiriyoruz. Bunun önlenmesi için çaba harcıyoruz'' dedi.


KAYNAK: SABAH

Bodrum’un göbeğinde kaçak içme suyu

Bodrum’un merkezinde yasak olmasına rağmen damacanası 50 kuruştan açık su satan 2 firma, yasal su bayilerini isyan ettirdi. Yasal bayiler açık su satılmasının sağlıksız olduğunu söylerken, kaçak su satan firma yetkilileri suyun 15 günde bir analizi yapıldığını ve sağlığa aykırı olmadığını söyledi.

Bodrum Şehir Merkezi’nde yasak olmasına rağmen açık su satışı yapan 2 firma, 10 yasal su bayisini isyan ettirdi. Bayiler birleşerek sağlıksız koşullarda korsan olarak açık su satıldığını Muğla Valiliği, Bodrum Kaymakamlığı, Muğla İl Sağlık Müdürlüğü, Bodrum Belediyesi ve siyasi partilere bir dilekçe ile birkaç defa bildirerek sorunun çözülmesini istedi. Bodrum Kaymakamlığı ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptığı incelemeden sonra korsan su satan firmalar hakkında soruşturma başlatarak, su satışının durdurulması talimatını Bodrum Belediyesi’ne iletti. Bunun üzerine görevlendirilen zabıta ekipleri her iki firmaya giderek kuyu ve su satış bölümünü mühürledi, firmaların faaliyetlerini dondurdu. Ruhsatsız satış yapan firma yetkilileri Hamza Kahyaoğlu ve Fevzi Acun ise Bodrum’da su olmadığını, Bodrum’un su ihtiyacının %80’ini su tankerlerinin karşıladığını, kuyuların kapatılmasıyla Bodrum’un susuz kalacağını belirterek; “Bodrum’da 1000’den fazla su kuyusu var. Bu kuyuların %95’i kaçak. Belediyelerin kendi kuyuları bile kaçak. Yer altı suları kullanma izni olmadığı için ruhsat alamıyoruz. Eğer kuyular mühürlenirse Bodrum susuz kalır. Bunu Bodrum’a gelen milyonlarca turiste nasıl anlatırız. Kapatmak çözüm değil. Çözüm belediyelerin ve devletin Bodrum’a bir şekilde su getirmesi” dediler. Damacanası 50 YKR’dan içme suyu satmaları konusunda işletmeciler, halk hizmeti yaptıklarını söyleyerek; “1 damacana su 4-6 lira arasında. Vatandaşın ekonomik durumu ortada. Biz 15 günde bir bünyemizdeki gıda mühendisinin kontrol ettiği, son derece sağlıklı koşullarda ürettiğimiz içme suyunu damacanası 50 YKR’den satıyoruz. Suyumuzda hijyen açısından hiçbir sorun yok. Raporlarımız ortada. Damacanasını bedava bile vermeyi düşündük. Ama maalesef kapatıldık. Halk maalesef pahalı su içecek” dedi.

OTELLER KAPATILMAMAMIZ İÇİN İMZA TOPLUYOR
Hamza Su’yun sahibi Hamza Kahyaoğlu, kuyularının kapatılma kararı üzerine Bodrum Yarımadası’ndaki otellerin çoğunun aralarında imza toplayıp Bodrum Kaymakamlığı’na başvuracaklarını ve kuyuların kapatılmamasını isteyeceklerini belirtti.

KORSAN SU SAĞLIK AÇISINDAN ÇOK RİSKLİ
Bodrum’da resmi olarak 15 ana, 100’den fazla ara su bayisinin olduğunu söyleyen Topçam Madran Bodrum Bayi yetkilisi Muammer Keleş, 10 su firmasının imzasıyla valilik, kaymakamlık, belediye ve siyasi parti Bodrum temsilcilerine başvurduklarını belirterek; “Günde 25 binin üzerinde damacana suyun tüketildiği Bodrum’da korsan su satılması, halk sağlığını tehdit ediyor ayrıca haksız rekabet doğuruyor. Açık su satılması yasal değil. Tesislerimizde damacanaya doldurulan su 70 derecede kaynatılıyor, röntgen filmi çekiliyor, tüm kimyasal analizleri yapılıyor ve özel damacanayla satışa sunuluyor. Bir damacana her seferinde dezenfekte edilmesine rağmen en fazla 70 defa yeniden dolduruluyor. Korsan su satılan yerlerde tozlu, sağlıksız damacana ve bidonlara sular dolduruluyor. Oteller bu suları kullanıyor. Geçtiğimiz aylarda su yüzünden Orta Anadolu’da yaşanan salgın hastalıkların benzerleri her an Bodrum’da yaşanabilir. Halkın, turistin sağlığıyla kimsenin oynamaya hakkı yok. İlgililere defalarca başvurduk, henüz tam anlamıyla bir sonuç alamadık. Korsan su yüzünden bir kişinin sağlığı bozulursa bunun altından kimse kalkamaz” dedi. Bozdağ Mardan Bayi Ceylan LTD. firmasının sahibi Paşalar Koca da halkın sağlığıyla kimsenin oynamaya hakkı olmadığını belirterek; “Damacanalar firmalara özel hazırlanıyor. Üzerinde üretim tarihi analiz raporu, etiketi olmayan damacana suyun satılması yasal değil. Açık su satanlar hem halk sağlığıyla oynuyor, hem de haksız rekabet yaratıyor. Yetkililerden bunun önene geçmesini bekliyoruz” dedi.

KAYMAKAM; “KAPATMA KARARI VERDİK”
Bodrum Kaymakamı Abdullah Kalkan yasa dışı su satışı yapan firmaları Sağlık Grup Başkanlığıyla birlikte incelediklerini ve mühürleme kararı verdiklerini belirterek, kararın uygulanması konusunda Bodrum Belediyesi’ne talimat verdiklerini söyledi. Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan da kaymakamlıktan ulaşan talimatın bugün uygulandığını söyledi. Mazlum Ağan’ın talimatından sonra zabıta ekipleri Hamza Su ve Karia Su’ya giderek, kuyuları, su satış depolarını mühürledi, su satışını surdurdu.

TURİZMCİLERİN SU ENDİŞESİ
Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Halil Özyurt ise Bodrum’da suyun olmadığını, kuyuların mühürlenmesiyle Bodrum’un susuzluğa mahkum edildiğini belirterek; “Devlet ve belediye mühürleme yapıp, kuyuları kapatacağına Bodrum’a nasıl su getireceklerini düşünüp bir an önce suyu getirmeleri lazım. Tankerlerle su almaktan başka çaremiz yok. O da yasaklanırsa suyu nereden alacağız? Susuzluğu turiste nasıl anlatacağız” dedi. Halil Özyurt bir çok otelin ucuz olduğu için açık içme suyu kullandığını da belirterek; “Kapalı damacana su fiyatı çok pahalı. Otelci de vatandaş da ucuz su içiyorsa bunu engellemeyi doğru bulmuyorum. Bu firmalardan su alan otelcilerimiz aldıkları suyu 15 günde bir uzmanlara inceletiyorlar. Sağlıklı olduğu sürece açık su kullanmanın hiçbir mahsuru yok” dedi.

KAYNAK: BODRUMHABERMERKEZİ

Hangi suyu içeceğiz?

Çeşmelerden akan şehir içme suyunu sağlık açısından sorunlu bulan vatandaşları, damacana sularında da tehlikeler bekliyor. Evde kullanılan su pompalarının haftada en az 1 kez klorlu suyla yıkanması öneriliyor.


Damacana sularının mikrobiyolojik incelemesi sonucunda, suların yüzde 50’sinde mikrobik etkenlerin pozitif olduğunun ileri sürülmesi tedirginlik yarattı. Büyük illerde gerçekleştirilen sağlık araştırmaları sonucunda çıkan olumsuz sonuçlar üzerine Yalova’daki damacana sularının da kontrol edilmesi istendi. Yalova’da damacana suyu kullanan vatandaşların su aldıkları firmadan analiz raporlarını da istemelerini öneren yetkililer, şüphelenilen damacana suları için sağlık müdürlüğüne başvurmalarını istediler. Damacana sularının analiz sonuçlarının temiz çıkması halinde, kullanıcıların evlerindeki pompaları da temizlemesinin şart olduğuna dikkat çeken yetkililer, “Damacanalar üzerindeki su pompalarınızı haftada 1 kez klorlu suyla temizleyin’ dediler.
KAÇAK DAMACANA SULARI TEHLİKELİ
Damacanalarda halka ulaştırılan içme sularının kaçak veya uygun olmayan sağlıksız koşullarda dolum yapılma ihtimali bulunduğunu kaydeden yetkiler, sağlıklı içme suyu araştırmalarında çıkan bulgular hakkında da şunları söylediler: “Mikrobiyolojik incelemesi sonucunda, damacana sularının yüzde 10.2'sinin bulanıklık ve renk açısından, yüzde 99'unun sülfat, kalsiyum ve potasyum açısından, yüzde 98'inin sodyum ve magnezyum açısından, yüzde 94.9'unun klor ve yüzde 14.3'ünün nitrit açısından uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Alınan su numunelerinde mikrobiyolojik üremenin ve suların anyon-katyon değerlerinin yüksek olduğunun belirlendiği araştırmada, mikrobiyolojik kirliliğin nedeni ise pompa temizliğine gereken önemin verilmemesi olabilir. Yapılan araştırmada; çalışmaya dahil edilen katılımcıların yüzde 90'ının damacana suyu kullandıkları, söz konusu kullanıcıların yüzde 50'sinin damacana pompasını hiç değiştirmedikleri, yüzde 15.3'ünün de pompayı hiç temizlemedikleri saptandı. Damacana suyu kullanan kişilerin damacanalarının pompalarını haftada 1 kez klorlu suyla temizlemelidirler. Damacana sularında şüphe duyulduğunda numunesiyle birlikte İl Sağlık Müdürlüklerine başvurulmalıdır.” Bülent Güler

KAYNAK: HABERCİ

Damacana suyu, çöp kovasının ve tüpün yanına koymayın

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürü İrfan Yılmaz, su güvenliği için tüketicileri uyardı: "Aldığınız suyun kaçak doldurulmadığından emin olun. Damacanayı güneş görmeyen, havası ve etrafı temiz bir ortamda bulundurun." Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Hamidiye Su Genel Müdürü Kenan Kılıç da damacanaların çöpün ve tüpün yanına konulmaması gerektiğini söyledi.

Damacana şişelerde satılan doğal kaynak suları ve içme suları, içimindeki lezzetten dolayı şehir şebeke sularına tercih ediliyor. Ancak her türlü denetimden geçip hijyenik şartlarda eve veya işyerine gelen damacana suyu, uygun ortamda saklanmadığı takdirde güzel tadını ve temizliğini kaybedebiliyor. Ayrıca alınan damacananın kaçak dolum olup olmadığını da her seferinde kontrol etmek gerekiyor. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürü İrfan Yılmaz, su güvenliği için tüketicileri uyarıyor: "Evinize getirilen suyun kaçak doldurulmadığından emin olun. Damacanayı güneş görmeyen, havası ve etrafı temiz bir ortamda bulundurun. Su pompalarını sık sık temizleyin." Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Hamidiye Su Genel Müdürü Kenan Kılıç da müşterinin damacanayı kötü kullanmasından dolayı yakınıyor. Kılıç, "Damacanada ayran yapıp sonra bayiye geri verenler oluyor. Su dışında başka bir şey konulmamalı." diyor.
Damacana su güvenliğinde en önemli konu başlıklarından biri kaçak dolumlar. Müşterinin bunu tespit etmek için dörtlü kontrol yapmasını öneren İrfan Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre, damacanada firmanın ismi veya logosu kabartma olarak yazılmalı. Etiketinde firmanın ismi olmalı. Kapakta da firma bilgisi yer almalı. Ayrıca kapakla şişeyi birleştiren yerde yine firma isminin yazılı olduğu bant yer almalı. Bu dört ayrı yerdeki bilgiler aynı firmaya aitse kaçak dolum söz konusu değildir. Şikayetler Alo 184 hattına veya il, ilçe sağlık müdürlüklerine iletilmeli.

Su satış yerleri hijyenik olmalı

İrfan Yılmaz, İstanbul'da başlatılan ve birkaç ile yayılan uygulamayla su satış yerlerinin de ruhsatlandırıldığı bilgisini verdi. Buna göre, su satış yerinde damacanaların ışık görmeyecek şekilde depolandığı ve satış bölümü olmak üzere iki ayrı bölüm bulunması gerekiyor. Damacanalar doluyken üst üste konulduğunda eziliyor. Dışarıdan hava alabiliyor. İstiflemenin de buna sebep vermeyecek düzende yapılması, satıcıların sağlık portör muayenelerinin de düzenli alınması önemli. Su firmalarına ve bayilere, su üretim ve satış yerlerinin ruhsata uygun olmaması, damacanaların yıpranması ve kaçak su dolumu gibi durumlarda 7 bin TL'den başlayan ağır cezalar uygulanıyor. Aynı yıl içinde ikinci kez suç işleyen firma veya bayiye 15 bin TL'ye kadar ceza veriliyor.

Ruhsat alıp üretim yapmaya başlayan bütün firmaların suyuna güvenilebileceğini ifade eden İrfan Yılmaz şöyle konuşuyor: "Çünkü ruhsat almak kolay değil ve cezai müeyyideler caydırıcı etki yapıyor. Damacanaları 70 dereceden düşük sıcaklıkta yıkamaları bile kapatılma sebebidir. Üretici, temizlikte kullandığı sabunu dahi bize bildirmek zorunda. Uygunsa izin veriliyor. Bu şekilde ceza alan firmalar var."

damacana koklanıyor, test ediliyor

Bir damacanaya en fazla 70 kez dolum yapılması gerektiğini belirten Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Hamidiye Su Genel Müdürü Kenan Kılıç, piyasada 100'ü aşkın dolum yapan firma olduğunu iddia ediyor. Damacana temizliğinde en önemli adımın ön kontroller olduğunu belirten Kılıç, "Müşterinin damacanayı iyi kullanmaması, suyun dışında başka birtakım yiyecek, içecek konulması halinde damacananın ömrünü tamamlamış olması gerekiyor. Görevlilerimiz her damacanayı tek tek hem görerek hem de içini koklayarak kontrol ediyor. Çünkü kimileri damacanaya benzin koyuyor, içinde ayran yapıyor sonra çalkalayıp teslim ediyor. Kötü kullanımlar ancak koklayarak anlaşılabilir. Tespit ettiğimizde imha ediyoruz." diye konuşuyor.


KAYNAK: PORTTAKAL

Hangi şehirlerin suyu kirli?

Eskimiş şebekelerin değiştirilmesi, günlük biyolojik tahliller yapılması konusunda belediyeler bir kez daha uyarıldı. Sulardaki mikrobiyolojik risklerin ve ağır metallerin vatandaşlara anında bildirilmesi istendi. Önlem almayan yerel yönetimlere ağır cezalar verileceği uyarısı yapıldı. İzmir suyuyla başlayan arsenik oranları hakkında da değerlendirme yapan bakanlar, kasım ayı itibarıyla 12 ilde arsenik oranlarının yüksek olduğuna ancak en riskli oranların İzmir 'de bulunduğuna dikkat çekti.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay başkanlığında yapılan toplantıda Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu , 81 şehirde kullanılan suyun kalitesi ve belediyelerin yapması gerekenlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Suların sağlıklı olup olmamasından vali, kaymakam ve belediye başkanlarının sorumlu olduğuna dikkat çeken Atalay , sağlıksız su veren belediye ve yöneticiler hakkında parti ayırmaksızın her türlü yasal işlem yapılacağını belirtti. Bakan Eroğlu da içme suyu şebekelerinde yüzde 60'a varan kaçaklar yaşandığını ifade ederek, belediyelerin festival düzenlemektense temiz su vermelerinin daha önemli olduğunu söyledi. Türkiye 'de suya bağlı salgınların hâlâ yüksek olduğunu kaydeden Bakan Akdağ ise tifo ve kolera vakalarının 10 binlerde seyrettiğini bildirdi. Bakanlar, daha sonra gazetecilerin sorularını cevapladı. Bakan Eroğlu , bir soru üzerine İstanbul ve Ankara 'nın suyunda hiçbir problem olmadığını, İzmir 'in suyunda ise bazı bölgelerde arsenik oranının yüksek olduğunu anlattı. Bakan Akdağ da İstanbul , İzmir ve Ankara 'da mikrobiyolojik açıdan bulaşıcı hastalık olmadığını bildirdi, ancak İzmir 'in kuzey bölgelerindeki suyun arsenik yüksekliği yüzünden içilemez olduğunu söyledi. Türkiye 'de 12 ilde arsenik oranının yüksek çıktığını ifade eden Akdağ , bunlardan 5'inin sorunu tamamen çözdüğünü kaydetti. En sorunlu ilin İzmir olduğunu belirten Bakan, Afyon 'un ise ağustosta arsenik miktarını içilebilir değerlere çekeceğini aktardı.

İzmir 'in suyundaki arsenik hâlâ yüksek

Arsenik oranı yüksek olan İzmir 'in şebeke suyu analizleri devam ediyor. İzmir Valiliği , kentte daha önceden tespit edilen 20 noktadan 18 Temmuz'da alınan içme suyu numunelerinin tahlil sonuçlarını açıkladı. Buna göre numune alınan 20 noktadan 6'sında arsenik oranı, sınır değer olarak belirlenen 10 mikrogramın üzerinde çıktı. Karşıyaka Bestekar Sadi Hoşses Caddesi 'nden alınan numunede arsenik değeri 13, Karşıyaka 6276 Sokak Şemikler 'de 12,9, Karşıyaka 7401 Sokak Örnekköy 'de 12,8, Bayraklı Hakan Uysal Caddesi 'nde 12, Karşıyaka Zübeyde Hanım Caddesi 'nde 11,7, Menemen Yıldız Sitesi Egekent 2'de 11, Bornova İtfaiyesi'nde 10,7, Çiğli Havaalanı Caddesi 'nde ise 10,1 mikrogram çıktı.

KAYNAK: PORTTAKAL

Erzurum'un içme suyu kirli mi?

Atatürk Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Müdürü ve Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergün Yıldız, içme suyunun kokusuz ve renksiz olması gerektiğini söyleyerek, Erzurum içme suyunun bu kriterlere uymadığını belirtti.

Erzurum içme suyunun sağlığa zararlı olmadığını ancak içme suyu tanımına uymadığını ifade eden Doç. Dr. Yıldız, "Biz içme suyunu, renksiz, kokusuz, berrak ve içimi hoş olan diye tanımlarız." dedi. İçme sularında renk ve koku olduğunu ifade eden Yıldız, öncelikle bu sorunun kabul edilmesi ve daha sonra nereden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini belirtti. Yıldız, suyu nasıl iyileştirebiliriz sorusuna cevap aranması gerektiğine vurgu yaparak, geniş çaplı bir araştırma yapılmasının faydalı olacağını söyledi.


Çevre Mühendisliği olarak yaklaşık yirmi yıldan beri hizmet verdiklerinin altını çizen Yıldız, bölgede Çevre Mühendisliği olarak tek fakülte olduklarını ve Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Müdürlüğü nün bölgede yalnızca Erzurum da olduğunu ifade etti. Konuyla alakalı kimsenin kendilerine herhangi bir araştırma yapmaları için müracaat etmediklerini vurgulayan Yıldız, Çevre Mühendisliği olarak her türlü altyapıya sahip olduklarını ve kendilerine görev verilmesi halinde her tür araştırmayı yapmada, problemi bulup çözmede yardımcı olabileceklerini belirtti. Yıldız, çevre problemlerine duyarsız olmadıklarını ve çeşitli tahliller yaparak rektörlüğe gönderdiklerine vurgu yaparak, suların içme suyu tanımına uymadığını, bu problemin neden kaynaklandığını bulup çözümüne odaklanılması gerektiğini ifade etti.


Yıldız, Çevre Sorunları Araştırma Merkezi nden kamu kuruluşlarının da haberdar olmadıklarına değinerek, önümüzdeki haftalar kamu kuruluşları ile görüş alışverişinde bulunacaklarını belirtti. Kamu ve özel tüm kurumlarla diyaloga geçeceklerini belirten Yıldız, hava kirliliği, atıklar ve değişik konularda bilgi alışverişi sağlayacaklarını ifade etti.


Kaynak bulabildikleri taktirde hava kirliliği ölçme istasyonlarında modernizasyon çalışmaları yapacaklarının altını çizen Yıldız, "Hava kirliğini ölçüp ilgili kurumlara raporlar halinde vereceğiz. Ayrıca rektörlüğümüzün desteği ile yeni bir ölçüm cihazı almayı düşünüyoruz. Çünkü Erzurum büyüdü ve diğer ölçüm cihazları biraz daha dar kapsamlı." dedi.


Sadece rektörlüğün verdiği kaynaklarının yetersiz olduğunu belirten Yıldız, Tübitak, Devlet Planlama Teşkilatı, Sanayi Bakanlığı nın da desteğini sağlamak için çabaladıklarını ifade etti. Rektörlük desteği ile alınacak ölçme cihazının Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi ile Atatürk Lisesi civarında bir yere konulacağını sözlerine ekledi.

KAYNAK: BİRİNCİKUVVET

Edincik’te içme suyu kirli çıktı

Edincik beldesi yakınlarında bulunan Recep Gençer Endüstri Meslek Lisesi’ne şehir şebekesinden verilen suyun insan sağlığı açısından tehlikeli olduğu ortaya çıktı. Bandırma İlçe Sağlık Grup Başkanı Dr. Zafer Yılmaz, belde halkını suları kaynatarak içmesi konusunda uyarıldığını açıkladı.

Edincik Belediyesi tarafından okula 3 km. uzaklıktaki bir kaynaktan verilen su Bandırma Sağlık Grup Başkanlığı ekiplerince tahlil edildi. Tahlil neticelerine göre 100 ml’de koliform bakteri sayısının -240′tan fazla olduğu ortaya çıktı. Bu sonuç okulda öğrenci ve öğretmenlerin kullandığı suyun insan sağlığı açısından tehlikeli olduğunu ortaya çıkarırken, okuldakilerin hayatını da tehlikeye atacak boyutta olduğuna dikkat çekildi. Öğrentmen ve öğrenci olarak toplam 500 kişinin bulunduğu okulda, şebeke suyu her türlü ihtiyaç için kullanılıyor. Bu suyun sadece okula mı, yoksa tüm Edincik’e mi verildiği ise bilinmezken, böyle bir durumda bütün Edincik halkının da sağlığının tehlikede olabileceği endişesi yaşanıyor.

Bandırma Sağlık Grup Başkanı Dr. Zafer Yılmaz, analizler sonucunda suda insan sağlığı açısından uygun olmayan bakterilerin tespit edildiğini ve beldede muhtarların ve vatandaşların içme sularını kaynatarak içmeleri konusunda uyarıldığını belirtti. Dr. Yılmaz, gerekli tedbirlerin alındığını belirtti.


KAYNAK: İLKHABER

Şırnak`ın da içme suyu kirli, 60 kişi ishal

Şırnak Valisi Osman Güneş, şehir merkezindeki içme suyuna `içilemez` raporu verildiğini belirterek vatandaşları uyardı.Şırnak Devlet Hastanesi`ne yüksek ateş ve ishal vakasından dolayı gelen hasta sayısı ise son bir hafta içerisinde 3 kat arttı. Hastane çalışanlarından alınan bilgiye göre, geçen hafta buna benzer rahatsızlıklardan dolayı hastaneye günde yaklaşık 20 kişi gelirken, bu rakam son bir haftada 60`a yükseldi. Malatya`daki duruma düşmemek için suları klorlayacaklarını ifade eden Şırnak Valisi Osman Güneş, `Sağlık Müdürlüğü`nce Diyarbakır Bölge Hıfzıssıhha Müdürlüğü`ne gönderilen şehir şebeke içme suyunun ana depo ve çeşitli noktalarından alınan numuneleriyle ilgili sonuçları geldi. Rapora göre, şehir suyunun içilemez durumda olduğu ortaya çıktı. İkinci bir bildirime kadar vatandaşlarımızın şehir şebekesinden su içmemelerini istiyoruz.` şeklinde konuştu. Şu ana kadar ciddi bir problemle karşılaşmadıklarını kaydeden Güneş, `Vatandaşlarımız mecbur kalmadıkça şehir suyundan içmesinler ya da iyice kaynatarak içsinler. Gerekli tedbirleri alacağız.` diye konuştu. Şırnak Belediye Başkanı Ahmet Ertak ise geçen hafta yağan yağmurun içme suyu şebekesine karışmış olabileceğini söyledi. Mehmet Ersoy, Şırnak

KAYNAK: ZAMAN